Süper gıda listelerine boş verin! İşte gerçek kahraman

Çoğumuzun gördüğü yerde “Aman batan ot!” deyip çapa ile söküp attığı, bahçeden apar topar temizlemeye çalıştığı o mütevazı yabani ot, meğer mutfağımızın ve sağlığımızın en büyük gizli kahramanıymış.

Süper gıda veya protein denince akla genelde avokado, kinoa ya da et gibi seçenekler geliyor bu da günümüzün pazarlama taktiklerinin sonuçları fakat yapılan besin analizleri şaşırtıcı bir gerçeği ortaya koyuyor: Kurutulmuş ısırgan otu yaprağı ne yazık ki o popüler kültürün parçası olamadı bir türlü oysa ki neredeyse üçte biri tamamen proteinden oluşuyor! Bu oran, günlük hayatımızda tükettiğimiz pek çok tahıldan ve sebzeden katbekat fazla. Üstelik sadece proteinle de kalmıyor. A, C, K ve B grubu vitaminlerinin yanında demir, kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi temel mineralleri adeta bünyesinde topluyor. Ispanak veya lahana mutfağın yıldızı sanılırken ısırgan otu arka planda tam bir besin şovu yapıyor.

İçerdiği tıbbi özellikler nedeniyle tıpta oldukça değerlidir ve gastronomi alanındaki geniş kapsamlı etkileri de göz ardı edilemez.

Vücudumuzun kendi kendine üretemediği ve dışarıdan mutlaka alması gereken temel amino asitler konusunda da oldukça cömert bir bitkiyle karşı karşıyayız. Kas yapımından doku onarımına, gün içindeki enerjimizden metabolizma hızımıza kadar kilit rol oynayan lösin, lizin ve valin gibi amino asitler bu yeşil yapraklarda bolca mevcut. Geleneksel buğday veya arpa ile kıyaslandığında çok daha yüksek lif ve antioksidan oranına sahip olması, üzerine bir de glisemik indeksinin düşüklüğü eklenince onu mükemmel bir fonksiyonel gıda haline getiriyor. Kan şekerini birden fırlatmayan ve uzun süre tok tutan bu yapısıyla son yıllarda sağlıklı diyetlerin gözdesi olmaya başladı bile.

İşin tıp boyutuna baktığımızda da tablo oldukça heyecan verici. Son yıllarda yürütülen araştırmalar, ısırgan otunun sadece geleneksel bir halk ilacı olmadığını yavaş yavaş doğruluyor. Uzmanlar; vücuttaki kronik iltihabı hafifletme, bahar alerjilerinin semptomlarını yatıştırma, prostat sağlığını koruma ve kan şekerini dengeleme gibi alanlarda ısırgan otunun potansiyelini inceliyor ve ilk veriler son derece umut verici görünüyor.

ISIRGAN OTUNUN İYİLEŞTİRİCİ ÖZELLİKLERİ

Isırgan otunun yaprakları, hazirandan eylüle kadar süren tüm çiçeklenme döneminde hasat edilirken, tohumları yaz ve sonbaharda, kökü ise ilkbahar ve sonbahar başlarında toplanır. Bitkinin tamamı kurutulup kış için saklanabilir.

Eğer ısırgan otunu henüz denemediyseniz ve önyargılarınız varsa en iyi yol onu ıspanak, pazı ve benzeri diğer yapraklı otlarla birlikte yemeklere ekleyerek ona bir şans verin…

Isırgan otunu hazırlamak birkaç aşama daha gerektirir; yani önce doğramanız ve ancak ondan sonra istediğiniz şekilde kullanmanız gerekir.

İster smoothie ister klasik omlet olsun, her türlü kahvaltıya mükemmel uyum sağlar; öğle yemeği için garnitür olarak, salata olarak veya turta içi olarak ideal.

Üstelik bu bitkinin marifetleri sadece beslenmeyle de sınırlı kalmamış tarih boyunca. Eskiden gövdesindeki dayanıklı liflerden iplik çekilir; giysi, ip ve balık ağı yapılırdı. Hatta Birinci Dünya Savaşı dönemindeki pamuk kıtlığında, Almanya’da asker üniformalarının bir kısmı ısırgan liflerinden dokunmuştu. Günümüzde de doğa dostu ve sürdürülebilir kumaş arayışlarında ısırgan lifleri yeniden podyuma çıkıyor.

Peki o meşhur yakıcı hissiyatı ne yapacağız dersiniz? Dokunduğumuzda hissettiğimiz o tatsız kaşıntı, yapraklarındaki mikroskobik tüylerin patlamasıyla salgılanan histaminden kaynaklanıyor. Korkmaya hiç gerek yok, çünkü bitkiyi sıcak sudan geçirdiğinizde hafifçe haşladığınızda veya kuruttuğunuzda bu tüyler tamamen etkisiz hale geliyor ve geriye son derece lezzetli bir içerik kalıyor.

Dünyanın en sağlıklı bitkisini tek bir tür olarak ilan etmek zor olsa da doğada bu kadar zengin içeriğe sahip olup bu kadar az değer gören başka bir bitki bulmak gerçekten güç. Bir dahaki sefere yürüyüş yaparken veya bahçeyi temizlerken bir ısırgan otu gördüğünüzde ona zararlı bir ot gözüyle bakmayın. Eldivenlerinizi takıp güzelce toplayın, ardından sıcacık bir çorbaya, lezzetli bir çaya veya nefis bir hamur işine dönüştürün. Bedeninizin size ne kadar teşekkür edeceğine şaşıracaksınız!

The post Süper gıda listelerine boş verin! İşte gerçek kahraman first appeared on kilis-egitim.com.tr.

Author: Kaan Atasoy

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir